Borca batık halde olmanın işaretleri, senelik ve ara devre finansal tablolardan, denetime tabi şirketlerde kontrol raporlarından, erken tespit komitesinin raporlarından, idare organının belirlemelerinden meydana çıkabilir.
Şirketin borca batık halde varolduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa (Şirketlerin sermaye kayıbı ya da borca batık olma durumlarının tespitinde, bağımsız kontrol kapsamında olan şirketlerde, bu kapsamda, Türkiye Muhasebe Standartları'na göre hazırlanmış mali tablolar, bağımsız kontrol kapsamında olmayan şirketlerde ise, Vergi Kanunları ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği düzenlemelerine göre hazırlanmış mali tablolar temel alınır), idare organı, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Yönetin organı, çıkarılan ara bilânço üzerinden aktiflerin şirket alacaklarını karşılamaya yetmediğine karar vermesi ve sermayenin tamamlanması ya da sermayenin artırılması tedbirlerini almaması halinde, şirketin iflası amacıyla şirket merkezinin varolduğu yer asliye ticaret mahkemesine başvurur.
Konkordato isteği ve mahkemeye sunulacak belgeler: Türk Ticaret Kanunu'nun 377. maddesinde “Konkordato” başlığı altında yer alan düzenlemede; idare kurulu ya da rastgele bir alacaklının, 376. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca gerçekleştireceği iflâs talebiyle beraber ya da bu kapsamda uygulanan iflâs yargılaması esnasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285. ve devamı maddeleri uyarınca konkordato da talep edebilecekleri hüküm altına alınmıştır.
15 Mart 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile “iflasın ertelenmesi”ne dair hükümler yürürlükten kaldırılmış, bunun yerine, mali hali bozulmuş borçluların darboğazdan çıkarak iyileşmelerine imkân sağlayacak “konkordato” hükümlerinde mühim farklılıklar yapılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'ndaki yeni düzenlemelere göre; borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da vadesinde ödeyememe tehlikesi altında tespit edilen rastgele bir borçlu, vade verilmek ya da tenzilat yapılmak amacıyla borçlarını ödeyebilmek ya da muhtemel bir iflâstan kurtulmak amacıyla konkordato talep edebilir.
Keza, iflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu ile ilgili konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Konkordato talebi, iflâsa tabi olan borçlu amacıyla borçlunun muamele merkezinin varolduğu mahaldeki, merkezleri vatan dışında tespit edilen ticari işletmeler amacıyla Türkiye'deki şubenin, aniden ziyade şubenin bulunması durumunda merkez şubenin varolduğu yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu amacıyla ise yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesine yapılır.
Borçlu, konkordato talebine alttaki belgeleri ekler
a) Konkordato ön projesi (bu projede; borçlunun borçlarını hangi oranda ya da vadede ödeyeceği, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacakları, ödemelerin yapılması amacıyla borçlunun sahip olunan mallarını satıp satmayacağı, borçlunun faaliyetine devam yapabilmesi ve alacaklılara ödemelerini edebilmesi amacıyla lüzumlu malî kaynağın sermaye artırımı ya da kredi temini yolu ile ya da diğer bir teknik kullanılarak sağlanacağı gösterilir),
b) Borçlunun malvarlığının halini gösterir belgeler (borçlu defter tutmaya mecbur şahıslardan ise Türk Ticaret Kanunu'na göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda yapılan defterlere dair e-defter berat bilgileri, borçlunun malî halini açıklayıcı başka bilgi ve belgeler, parasal ve parasal olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini sahibi olan listeler, bütün alacak ve borçları vadeleri ile beraber gösteren liste ve belgeler.)
c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların ayrıcalık halini gösteren liste.
d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen oran ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı ilişkilendirilmesi olarak gösteren tablo.
e) Sermaye Piyasası Kurulu ya da Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız kontrol kuruluşu doğrulusunda hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan önerinin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz raporları ile dayanakları. (Ancak bu koşul Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28. maddesi kapsamındaki ufak işletmeler-KOBİ'ler bakımından uygulanmaz.) Bu madde uyarınca sunulan malî tabloların tarihi, müracaat tarihinden en çok kırk beş gün evvel olabilir. Geçici ve net mühlet Konkordato isteği üstüne mahkeme, yukarıda belirti edilen belgelerin kusursuz olarak sahip olunan olduğunu belirleme ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve borçlunun malvarlığının muhafazası amacıyla lüzumlu gördüğü tüm tedbirleri alır. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla beraber konkordatonun başarıya ulaşmasının olası olup olmadığının yakından incelenmesi hedefiyle bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı adedi ve alacak miktarı öneme alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık vakit dolmadan borçlunun ya da geçici komi-serin gerçekleştireceği talep üstüne geçici mühleti en çok iki ay daha uzatabilir, fakat geçici mühletin toplam zamanı beş ayı geçemez. Geçici mühlet, net mühletin neticelerini doğurur. Mahkemece geçici mühlet kararı, Ticaret Sicili Gazetesi'nde ve Basın İlan Kurumu'nun resmî ilân portalında ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliği'ne, Türkiye Katılım Bankaları Birliği'ne, mahallî ticaret odalarına, endüstri odalarına, taşınır değer borsalarına, Sermaye Piyasası Kurulu'na ve başka lazım gelen yerlere bildirilir. İlanda bunun dışında alacaklıların, ilândan itibaren yedi günlük net vakit içersinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle beraber ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilir. Alacaklılar, komiser doğrulusunda yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren onbeş gün içersinde alacaklarını bildirmeye çağrı olunur. Konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra komiser, gerçekleştireceği yeni bir ilânla alacaklıları, konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya çağrı eder.
Konkordato projesi;
a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını ya da
b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk doğrulusunda imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır. Komiser gerekçeli raporunu ve hazırladığı dosyayı mahkemeye tevdi eder ve mahkeme, konkordato ile ilgili karar vermek üzere yargılamaya başlar. Konkordatonun kabulü ya da reddi konusu ile ilgili nihai merci mahkemedir. Konkordatonun tasdik edilebilmesi amacıyla konkordatoda öneri edilen tutar, borçlunun iflası durumunda alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan çok olmalı, öneri edilen tutar borçlunun kaynaklarıyla orantılı olmalı, borçlu birtakım alacaklıların alacaklarını emniyet altına alabilmek amacıyla teminat göstermelidir. Mahkeme, net mühlet ile ilgili kararını geçici mühlet içersinde verir. Kesin mühlet ile ilgili bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya çağrı eder. Konkordatonun başarıya ulaşmasının olası olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir senelik “kesin mühlet” verilir. Konkordatonun tasdiki kararı, konkordato talebinden evvel ve mühlet içinde komiserin onayı olmaksızın doğan bütün alacaklar bakımından bağlayıcı duruma ileriki ve borçlunun projede sunmuş olduğu ödeme planı bu alacaklılara da uygulanacaktır. Kesin mühletin alacaklılar bakımından neticeleri - Mühlet içersinde (geçici mühlet de dahil) borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre uygulanan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve önce başlamış takipler durur, ihtiyatî önlem ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. (206. maddenin birinci esnasında yazılı imtiyazlı alacaklar amacıyla haciz yolu ile takip yapılabilir.) - Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde net mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. - Takas bu kanunun 200 ve 201. maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi temel alınır. (Anılan hükümlere göre; alacaklı alacağını konkordato isteyen borçlunun kendinde olan alacağı ile takas edebilir. Ancak, takasa mevzu alacak ya da borç geçici mühletin ilan tarihinden sonra doğmuş olursa ya da alacaklının alacağı hamile muharrer bir yılda bağlı ise takas yapılamaz.) - Hacizli mallar ile ilgili niteliğine makul düştüğü ölçüde 186 ncı madde hükmü uygulanır. - Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür. - Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir. Şu kadar ki borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün aynen ifasını üstlenmekte serbesttir. Kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından neticeleri Mühlet esnasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılabilir ya da başlamış olan takiplere devam edilebilir fakat bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Kesin mühletin sözleşmeler bakımından neticeleri Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun doğrultu bulunduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı amacıyla ehemmiyet arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih nedeni sayılacağına ya da borcu muaccel hâle getireceğine dair hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması halinde uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. Borçlu, yönü bulunduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engel olan daimi borç ilişki-lerini, komiserin makul fikiri ve mahkemenin onayıyla rastgele bir vakitte sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi olur. Hizmet sözleşmelerinin feshine dair özel hükümler saklıdır. Kesin mühletin borçlu bakımından neticeleri Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken ya da mühlet içersinde mahkeme, birtakım işlemlerin geçerli olarak fakat komiserin izni ile yapılmasına ya da borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir. Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin sürekli tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde uygulanan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler ile ilgili karar vermeden evvel komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü alabilmek zorundadır. Borçlu bu hükme ya da komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme, borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir ya da konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına karar verebilir. Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK